(07/23/2009)
Members: 6
Open group
online sergi - http://www.kucukbuyuk.net/
Büyük ve Küçük…
Büyük ve Küçük kavramları, yüzyıllar boyunca tartışma konusu olmuştur. Büyük, neye göre ne kadar büyük; küçük, neye göre ne kadar küçüktür? Büyük mü küçükten, küçük mü büyükten güzeldir? Güzel büyük müdür, küçük müdür? Yoksa güzel ne büyük ne de küçük müdür? Örneğin Grek Dünyası’ndan Aristoteles, Poetika’sında şöyle der: “Bundan başka ‘güzel’, ister canlı bir varlık, isterse belli parçalardan meydana gelmiş bir obje olsun, sadece içine aldığı parçaların uygun bir düzenini göstermez, aynı zamanda onun gelişigüzel olmayan bir büyüklüğü de vardır; güzel, düzene ve büyüklüğe dayanır. Bundan ötürü ne çok küçük bir şey güzel olabilir, zira kavrayışımız, algılanamayacak kadar küçük olanın sınırlarında dağılır; ne de çok büyük bir şey, güzel olabilir, çünkü o bir defada kavranamaz ve bakanda birliği ve büyüklüğü kaybolur…”
Yani Aristoteles’e göre kavrama-gücümüzü aşan büyük bir şey ya da kavrama-gücümüzün yetmediği küçük bir şey, artık güzel olamaz. Peki, estetik bir şey olamaz mı? Aristoteles’ten yüzyıllar sonra, çok büyük bir şeye estetik bir kategori olarak “sublime (yüce)”; çok küçük bir şeye de estetik bir kategori olarak da “zarif” adı verilmiştir. Günümüzde ister büyük ya da yüce diyelim, Michelangelo’nun Davut heykeli karşısında yahut küçük ya da zarif diyelim, bir İran minyatürü karşısında hayranlıkla duruyoruz. Aslında büyük ve küçük olan, güzellik ve estetikle ilgili tartışmaların ve kategorilerin ardında hepimizin merakını uyandırıyor ve ilgisini çekiyor.
İşte bu sergide, Yeditepeli kocaman şehir İstanbul’un hem fiziki hem de tarihsel, manevi anlamda görkemli, yüce ama tek ve toparlayıcı bir sıfat olarak büyük olan yedi tarihi mekânını ele aldık. Bu mekânların boşlukta doldurdukları büyüklüklerini matematiksel verilerle, ölçülerle; zaman geçtikçe kazandıkları ve korumaya çalıştıkları büyüklüklerini de hikâyelerle aktarıyoruz. Bu mekânlar, bir zamanlar ya da bugün de (en) büyük kule, (en) büyük saray, (en) büyük tapınak, (en) büyük sarnıç… Ancak bu büyük mekânlar, bu sergide küçük pullarla resmediliyor ve temsil ediliyorlar. Sonuçta pullar, belli bir dönemde, belli bir olay, mekân ya da kişinin anısına çıkarlar. Bu yüzden boyutları küçük, anlamları ve değerleri büyüktür. Bu sergi için de bu mekânların anısına pullar çıkartılıyor. Büyük, küçük bir çerçevenin içine sığdırılıyor. Belki bu sayede büyük, küçükle beraber zarifleşiyor; zarifleştikçe daha da yüceleşiyor. Ne de olsa küçük olmadan büyük, büyük olmadan küçük olmuyor ve bazen de küçük, büyükten büyük oluyor.
ONLİNE SERGİMİZİ GEZMEK İÇİN http://www.kucukbuyuk.net/ 'İ TIKLAYIN!!!